“Akkuyu’da Nükleer Santral İnşaatı Neden Hemen Durdurulmalı?” Paneli
  • Anasayfa
  • Genel
  • “Akkuyu’da Nükleer Santral İnşaatı Neden Hemen Durdurulmalı?” Paneli

“Akkuyu’da Nükleer Santral İnşaatı Neden Hemen Durdurulmalı?” Paneli

By In Genel, Haberler On 28 Mayıs 2019


Mersin Kent Konseyi ve Mersin Nükleer Karşıtı Platform iş birliğinde “Akkuyu’da Nükleer Santral İnşaatı Neden Hemen Durdurulmalı?” konulu panelde nükleer santral inşaatına son verilmesi istendi.

Panel öncesinde açıklama yapan Mersin Nükleer Karşıtı Platform Dönem Sözcüsü Emre Üresin, “Mersin ve Antalya gibi Türkiye’nin iki büyük kentinin orta yerinde, tarım ve turizm faaliyetlerinin en yoğun olduğu bölgede Akkuyu Nükleer Santrali’nin ilk reaktör inşaatı devam ediyor. Kıbrıs Adası’na ve Göksu Deltası’na çok yakın bölgede olan bu santralin yaratacağı olumsuz etkiler şimdiden derin endişelere yol açmıştır” dedi.

Dr. Esra Ergüzeloğlu Kilim’in moderatörlüğünü yaptığı, Nükleer Fizikçi Prof. Dr. Hayrettin Kılıç ve Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri Gönüllü Avukatı İsmail Hakkı Atal’ın konuşmacı olarak katıldığı panel Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirildi.

Panelde konuşan Fizikçi Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, Akkuyu nükleer santral zeminindeki soruna dikkat çekerek “Zemin sünger gibi. 10-15 yıl önce bir şirketin zemine bastığı çimento denizden çıktı” dedi. Akkuyu Nükleer Santralinin dünyada karşılarına benzeri olmayan bir proje olarak çıktığını vurgulayan Kılıç “Dünyada ilk defa bir ülke Türkiye Cumhuriyeti’nde yap-işlet sahip ol diye bir nükleer santral projesi yapıyor” şeklinde konuştu.
Nükleer santraller çalışırken ortaya çıkan radyoaktif gazların belirlenmiş limit değerlerin altında tutulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Kılıç, “ÇED raporuna bakıldığında envanter tablosunda trittyum ve karbon gazlarının yer almadığının göründüğünü belirterek “Doğaya verecekleri, ete, süte, balığa karışacak radyasyon 20 ila 100 kat arasında eksik gösterilmiştir” dedi.

Avukat İsmail Hakkı Atal ise “Neticede gelinen noktada Akkuyu’ya dökülen beton çatladı. Daha bu betonun üzerine her biri 3500 ton ağırlığında 4 tane reaktör binmedi. Biz keşifte zeminin altında karstik boşluklar olduğunu ve zemin etüdü yapılması gerektiğini belirttik. Bölge Ecemiş fay hattında. Bu nedenle burada bir Nükleer Santral kurulması cinayettir, soykırımdır dedik. Buraya Kuzey Anadolu Ecemiş Fay hattında olduğunu ve her 10 bin yılda bir 7 şiddetinde deprem olduğu tespit edilmiş. Her an deprem bekleniyor. Biz doğruları söylemeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Akkuyu’da zemine dökülen betonda meydana gelen çatlağın yeni bir gelişme olduğunu kaydeden Av. İsmail Hakkı Atal, “Adana Barosu , DAÇE , Tabip Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası adına açtığımız lisans iptal davasında acilen jeoloji ve jeofizik yönünden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettik. Halk sağlığı açısından burası büyük bir tehlike teşkil edeceğinden Sağlık Bakanlığı’na ihbar dilekçesi çıkartılarak davacı sıfatıyla müvekkil davacılar yanında müdahil davacı olarak yer almasını talep ettik. Sağlık Bakanlığı’nın görevi halk sağlığını korumaktır. Japonya Fukushima nükleer santral faciasından sonra kaza bölgesinde çocuklarda tiroit kanseri oranı 500 kat arttı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın da buranın iptali için davacı sıfatıyla yer alması için ihbar dilekçesi çıkarılmasını istedik. Zira Fukushima’nın ilk 10 yıl için Japonya’ya maliyeti 180 milyar dolar oldu. Toplam maliyetinin ise 600 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Akkuyu ‘da gerçekleşebilecek bir nükleer facia Türkiye’yi ekonomik olarak çökerteceğinden Hazine -Maliye Bakanlığının da görevi gereği nükleer santralin iptali için davacı sıfatıyla müvekkillerin yanında yer almasını talep ediyoruz. ” dedi.

Panelistlerin sunumları sonrası katılımcılarla soru cevap gerçekleştirilerek panel sona erdi.

Panel salonunun girişinde nükleer santral felaketleri ile ilgili fotoğraflar sergilendi.